Şapkalarım Blisskiss' de ve www.hediyeyarat.com 'da satışta...

SAYFALARDA NELER VAR?

Başka şapka yok muu? Var... Zeynep ' de...


CONTEMPORAY İSTANBUL' dan birkaç kare, gözüme çarpan tasarımlar ve 2010 JAPONYA YILI... İTÜ' de JAPANESE DESIGN TODAY 100, Tasarım ' da...


KONYA Yolculuğu, BATI KARADENİZ turu SAFRANBOLU, SİNOP ve AMASRA Hep Gezsek ' de...


İşte Böyle Güzelim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İşte Böyle Güzelim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2011 Çarşamba

İşte Böyle Güzelim...

Benim tanık olduğum okumanın kahramanları;



Barış GönenenMine Tugayİpek Banu Kılar ve Özge KeskinSezgi MengiMerve EnginSami Berat MarçalıBurcu ÇelikMetehan Özkan
Ayça Damgacı

   Hepsini çok beğendim. Ama şöyle bir düşününce aklıma ilk gelen Ayça Damgacı... Hikaye zaten çok samimi, sanki yaşayan kendisi... Sinema ve tiyatroda başarılı bir sanatçı; o akşam karşımda sıradan bir Anadolu Kadını...
   Mine Tugay, kadın olmayı tercih etmiş bir erkek...
   Sezgi Mengi, yeni menepoza girmiş kadın...
   Merve Engin, lezbiyen olduğunu keşfeden genç bir kadın...
   Burcu Çelik, cinselliği tanımamış ve yaşamamış bir doktor...
   İpek Banu Kılar ve Özge Keskin, farklı etnik gruplara mensup iki dost...
   Barış Gönenen, göğüsleri çıkarken hissettiklerini anlatan bir genç kadın...
   Sami Berat Marçalı, cinsiyetsiz dönemler yaşamış bir kadın...
   Metehan Özkan, iki kadın taşıyan bir kadın...

Okuyucular değişken, hikayeler de zaman zaman... Ama özünde konu KADIN... Yazarlar kadın, yönetmen de...

Benim objektifimden "İşte Böyle Güzelim" kadınları ALBÜM ' ümde...


1 Şubat 2011 Salı

Tiyatro dolu haftasonu...

Tarih: 29 Ocak 2011
Saat: 21:00
Yer: ikincikat
Oyun: İŞTE BÖYLE GÜZELİM...
Oyuncular: Değişken!!!

Yani şöyle... İşte Böyle Güzelim bir kitap. Gerçek kadın hikayelerinden derlenerek oluşturulmuş. Kadınların kadınlara anlattıkları cinsellik hikayelerinden. Ebru Nihan Celkan, okuma tiyatrosu haline getirmiş. Hepsini ballandıra ballandıra anlatmak için biraz bekleteceğim. Zira oyunu fotoğraflama şansına eriştim. Görsellerle paylaşma niyetindeyim uzun uzun. Ama oyuncuların neden değişken olduğunu hemen açıklayayım. Her performansta başka oyuncular okuyor hikayeleri. Hikayeler bile zaman zaman değişiyor. Hatta okumak için ille de oyuncu olmaya da gerek yok. Tamam "Kadın" hikayeleri ama kadın olmaya da gerek yok. "Ben okumak istiyorum." demeniz yeterli. Tek koşul o; okumayı bilmek... Bir girizgah yapayım dedim yine çok konuştum. Şimdilik bu kadar... Söylememe gerek var mı? Mutlaka izlenmeli... Dinlenmeli... Okunmalı...

Not: Kitap Sel yayınlarından çıktı. Yazarları; Ayşe Gül ALTINAY, Esin DÜZEL, Hülya ADAK ve Nilgün BAYRAKTAR.

Tarih: 30 Ocak 2011
Saat: 17:00
Yer: Tiyatro Ti
Oyun: ADA
Oyuncular: Turgay DOĞAN, Hakan PİŞKİN

   Oyunun yazarı Athol FUGARD. Tek perde. John ve Winston, Ada'ya sürülmüş, aynı hücreyi paylaşan mahkumlardır. Birbirinden çok farklı iki karekter. Kader arkadaşı olmuşlardır artık. Neredeyse 3 yılları geçmiştir beraber. Neredeyse... 3. yılları dolmak üzereyken aldıkları bir haber herşeyi değiştirir. Duygu karmaşaları, endişeler, korkular, traji komik anlar... Hem güldüm, hem düşündüm, hem duygulandım. Bayağı yoruldum yani izlerken; ruhen:) Zaten camiada hatırı sayılır bir yeri varmış "Ada" nın. Tiyatro Ti '94 yılından beri sahneliyor oyunu.

   Siz de sıkılmadınız mı "Vodvil" lerden? Alternatif, Deneysel Tiyatro insanın vizyonunu geliştiriyor, gözünü açıyor. Mutlaka İZLEYİN. Tarihleri web sitelerinden takip edebilirsiniz. Bu arada; "Biz şirketçe toplanıp gelmek istiyoruz." da diyebilirsiniz. İrtibata geçiniz.